28 Nisan 2005 Perşembe

Al Khafji Muharebesi (29 Ocak 1991)

29 Ocak 1991 akşamüstü Suudi Arabistan’daki üssünden, SCUD fırlatma bölgelerini tespit etmek için havalanan E-8 JSTARS uçağı, birkaç saat sonra Irak’ın Suudi Arabistan sınırına yakın hatlarında zırhlı birlik hareketi tespit etti. Bu oldukça şaşırtıcı bir tespitti, çünkü radar ekranında oldukça geniş bir birlik hareketi görülüyordu. Iraklılar Suudi Arabistan’ın Al Khafji sınır kasabasına doğru 5nci Mekanize ve 3ncü Zırhlı Tümenleri ile harekete geçmişlerdi: Irak uzun süredir propagandasını yaptığı kara savaşını başlatmak için harekete geçmişti. Al Khafji’ye yapılan bu harekat, Irak’ın tüm I. Körfez Savaşı boyunca planlayıp icra ettiği tek operasyondur. Kamuoyunda fazla dikkat çekmemiş olsa da Al Khafji muharebesi, hava gücünün kara savaşındaki rolü açısından son derece önemli bir hadisedir.



29 Ocak saat 2000’de Al Khafji yakınlarında bulunan Deniz Piyadesi keşif birlikleri, kasabaya doğru ilerleyen ve T-62 ve BMP-1’lerle desteklenen Irak 5nci Mekanize Tümen birliklerini tespit etti. Keşif birimleri ilk teması TOW atışları ile sağladıktan sonra yakın hava desteği talep ettiler (Irak operasyonu desteklemek için herhangi bir hava harekatı düzenleyecek durumda değildi, kara birlikleri hava desteğinden mahrumdu). Deniz Piyadesi ve Hava Kuvvetleri’ne ait 3 AC-130, 2 F-15E, 2 F-16C (LANTIRN donanımlı) ve 4 A-10’dan oluşan CAS paketi bölgeye 2130’da ulaştı. Irak saldırısının bu ilk dalgasının püskürtülmesi birkaç saat sürdü. Irak birlikleri 10 adet T-62 kaybederek Kuveyt’e geri çekildiler. Gece boyunca süren çarpışmalarda ABD güçlerinin kaybı ise dost ateşiyle vurulan 2 LAV aracı ve bu araçlarda bulunan 11 deniz piyadesi oldu.

5nci Mekanize Tümen’inkinden kısa süre başlayan Irak 3ncü Zırhlı Tümeni’nin batıdan gerçekleştirdiği harekat, 2240’da tespit edildi. Bu istikamette bulunan Deniz Piyadesi öncü birlikleri TOW ve makineli tüfek ateşi ile karşı koymaya çalıştılar ve hava desteği talep ettiler. Zira 50 kadar tankın geldiğini tespit etmişlerdi ve Iraklılar oldukça tehlikeli biçimde onları kuşatmaya başlamıştı. 2300 civarında bölgeye ulaşan F/A-18, A-6, A-10, F-16 uçakları ve AH-1 helikopterleri 3 saat boyunca bölgede CAS görevleri icra ettiler. Iraklılar gece 0200 sularında saldırıyı durdurdu ve geri çekilmeye başladı. Kuzeybatıdan 0100 sularında başlayan saldırı ise sabaha karşı yoğun hava saldırısı nedeniyle sonuçsuz kaldı.

Sahil boyunca güneyden ilerleyen 5nci Mekanize Tümen’e ait birimler, orta ve batı hatlardan saldıran birliklerin aksine oldukça başarılı oldu. 29 Ocak gece 2300’de Suudi sınırını geçen bu birlikler AC-130 ve AH-1’lerin yoğun saldırıları altında 13 araç kaybetme pahasına, Al Khafji’nin hemen dışında mevzilenmiş Suudi birliklerini püskürterek kasabaya girmeye başladılar. Kasabayı ele geçiren Iraklılar ile Koalisyon güçleri arasındaki çatışmalar 3 gün sürdü. Durmaksızın süren hava saldırısı ve kuşatma neticesinde Irak birliklerinden Kuveyt’e çekilemeyenler 31 Ocak’ta Suudi ve Katar güçlerine teslim oldular.

Al Khafji Muharebesi, özellikle yakın hava desteği (CAS) konsepti açısından ders sayılabilecek olaylarla doludur:

1) JSTARS sistemi, Irak birliklerinin hareketini önceden tespit ederek etkinliğini kanıtlamıştır. Bu da hava konuşlu yer gözetleme platformlarının ne derece büyük bir kuvvet çarpanı olduğunu göstermiştir. Tüm savaş boyunca JSTARS Irak ve Kuveyt’in taktik ve stratejik resmini çıkararak son derece önemli istihbarat bilgileri sağlamıştır. Burada son derece ilginç olan husus, Körfez Krizi’nin akabinde bölgeye ulaşan E-8 JSTARS mürettebatının daha önce diğer uçaklarla koordineli CAS operasyonu yürütme konusunda hiçbir eğitim almamış olmasıdır. USAF Körfez Savaşı’ndan önce JSTARS’ı sadece bir gözetleme uçağı olarak düşünüyordu, savaş sırasında E-8 komuta kontrol ve erken ihbar görevlerini büyük başarıyla yerine getirmiştir.

2) ABD Deniz Piyadesi birlikleri düşmanı tespit eder etmez hava desteği talep etmişlerdir. Gece harekat yapma yeteneğinin kısıtlı olmasından dolayı temel CAS platformu olan A-10’dan ziyade F-16 tercih edilmiştir. İleri hava kontrolörünün (Forward Air Controller - FAC) sıkı koordinasyonu ile yürütülen bombardımanda yine de dost ateşi vakaları görülmüş, 11 deniz piyadesi dost uçaklardan açılan ateş sonucu hayatlarını kaybetmişlerdir. Bu da ne kadar başarıyla icra edilirse edilsin CAS görevlerinde dost ateşi vakalarının önüne geçmenin zorluğunu gözler önüne sermiştir.

3) Yoğun hava desteğinin kara harekatlarındaki önemi bir kez daha görülmüştür. ABD liderliğindeki Koalisyon uçakları, Al Khafji kasabasını havadan ablukaya alarak Iraklılar’ın takviye almasını önlemiş ve teslim olmalarında büyük rol oynamıştır. Bunun aksine hiçbir hava desteğine sahip olmayan Irak birlikleri hem saldırı esnasında hem de kasabadaki çatışmalarda çok yüksek oranda kayıp vermiştir (Irak güçleri kendilerini hava saldırılarına karşı korumak için havaya rastgele antitank roketi ateşlemek zorunda kalmıştır). 29-31 Ocak arası Al Khafji üzerine sadece CAS görevli 1000’den fazla sorti yapılmıştır.

Yaklaşık 4 gün süren muharebeler sonucunda Al Khafji’ye saldıran Irak birliklerinin kaybı 544 tank, 314 zırhlı personel taşıyıcı ve 425 çekili / kundağı motorlu toptur. Irak ordusunun en iyi birliklerinden birisi olan 5nci Mekanize Tümen tamamen imha edilmiştir. Bu tümenden ele geçirilen ve daha önce İran-Irak Savaşı’nda da bulunmuş bir Iraklı savaş esirinin ifadesine göre; yaklaşık yarım saat süren hava saldırısı, 8 yıl süren savaştan daha fazla kayba yol açmıştır. Çatışmanın ilerleyen günlerinde sadece savaş uçaklarının bölgede görülmesi bile Iraklılar’ın araçlarını bırakıp kaçmasına sebep olmuştur.

Irak’ın Al Khafji kasabasına tam olarak hangi amaçla saldırdığı hala tespit edilememiştir. En çok kabul gören tahmin, Saddam Hüseyin’in, Koalisyon güçlerini bir kara savaşına çekerek yüksek kayıp vermelerini sağlamayı istemesidir.

http://www.afa.org/magazine/Feb1998/0298epic.asp

2 yorum:

Adsız dedi ki...

bu yazıyı okumadan önce türk tankı projesi ile ilgili birkaç foruma göz atıyordum. orda tasarımcı mühendis vs. gibi ilgililere gelen eleştirilerde en çok tankın üstüne hava savunma füzesi konulması istenmiş. uzmanlarda teknik sebeblerle bu sistemin yerleştirilemeyeceği bunun yerine tank takımlarında hava savunmasından sorumlu ayrı araçlar olması gerektiğini yazmışlar.. şu okuduklarımdan sonra isterse bina kadar büyük olsun ama her tankımızda etkin hava savunma sistemleri olsun diyorum. Allah aynı acıları bizim askerimize yaşatmasın.

Adsız dedi ki...

BU PAX AMERİCANA YAHUDİLERİ CIRT.F-18,LERİ OLMASAYDI,SAVAŞTA PENTAGONA KADAR KAÇARLARDI.